3 Haziran 2008 Salı

Bize birşeyler oluyor...

Bize birşeyler oluyor.... evet böyle bir girişten sonra merak edenler olacaktır... gerçekten bize birşeyler oluyor.... Türk milletine... kimsenin kimseye güveni kalmamış... o zaman nasıl yaşayacağız bu hayatı... yönetilenler yöneticilerine güvenmiyor, patron işçisine güvenmiyor... işçi patronuna güvenmiyor... acaba ay başında maaş alabilecek miyim diye? ya da iş akdim feshedilebilir mi diye? Toplum olarak tırlatma noktasındayız... sabah evden çıkıyorsunuz... tabi evde yaptığınız hesap çarşıya uymuyor... haberiniz olmadan belediye ulaşım ücretlerine zam yapmış... doğalgaza zam gelmiş... elektriğe zam gelmiş... emlak vergisini yatırmaya gidiyorsunuz, sizden komşunuzun ödediğinden 20-30 lira daha fazla para isteniyor, itiraz ettiğinizde ise tamam beyefendi siz de komşunuzun ödediğini ödeyin, deniyor... n'oluyor allahaşkına birileri söylesin, n'oluyor bizim topluma... çevremde üniversite mezunu çocuklar işsiz, bunun yanında işyerine kalifiye eleman bulamayan patronlar, n'oldu bize dersiniz... kimliğimizi yitiriyoruz bence... ne işveren işverenliğini biliyor... ne işçi işçiliğini yapabiliyor.... yöneticilere gelince, tabi yönettiklerini sanan yöneticiler, sakat ve yaşlılık maaşı ödüyorlar üç ayda bir, ama gelin o postanelerin, bankaların önünde 60 - 70 yaşın üzerindeki insanları izleyin... perişanlık, üç ayda bir ödenen bu paralar, bu insanların adreslerine tek tek teslim edilemez miydi? buda asla artı bir külfet getirmezdi bu ülkenin sırtına, sanmıyorum... burda sadece insana, insanımıza verilen değer yargılarının sergilendiği bir durum ortada... istihdam yasasını okudum, sakatların ve uzun süre cezaevinde kalmış kader mahkumlarının zorunlu istihdamı sözkonusuydu az da olsa yerine getiriliyordu, yeni yasayla bunu da kaldırdılar... yapmayın beyler, yapmayın abiler, güveninizi, saygınlığınızı yitirmeyin, bu ülke hepimizin başka gidecek yerimiz yok... gemi batarsa hep birlikte batarız... gelin hep birlikte kendimize çeki düzen verelim, işçi tam bir işçi, işveren tam bir işveren, yönetici de tam olarak yöneticiliğini yapsın... oyunu aldığı vatandaşı kendine düşman bilmesin...

29 Mayıs 2008 Perşembe

Muhtarlar artık kavga edemeyecek…

Bundan böyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen iş ve işlemlerde, nüfus müdürlüklerinden veya yurttaşlardan yerleşim yeri ve diğer adres belgesi ile nüfus kayıt örneği istenmeyecek; bu belgeler ilgili kuruluş tarafından doğrudan Adrese Kayıt Sistemi’ne dayalı Kimlik Paylaşım Sistemi’nden (KPS) elde edilecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan bu genelgeye, tabiî ki bazı dernek ve kurumların itirazları oldu… Bunlardan biri de Muhtar Dernekleri Federasyonu...

Muhtar Dernekleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Özkan, "Çok kazandığımız sanılıyor ama, devletin verdiği maaş net 280 YTL. Zorunlu Bağ-Kur’lu yapılıp ayrıca ayda en az 300 YTL prim ödüyoruz" dedi.
Diyoruz ki sayın başkan bilmediğiniz bir şey var:
Muhtarlık seçimlerinde Anadolu’da kardeş kardeşi öldürüyor… amca oğlu amcaoğlunu boğazlıyor, bu genelgeden sonra bir nebze bu terör olayları durulur…
Burada çok ciddi büyük rantlar olmasa bu olaylar olur mu?. Artı kamuoyu yararına diye bir şey var… milyonlarca insanın çıkarı mı önemli?…yoksa yüzlerce muhtarın çıkarı mı?….
Bu üyeleriniz devletten ayda 280 ytl maaş aldıklarını söylüyorsunuz… Bakınız sayın başkan bu ülkede ayda 430 ytl…ye günde 8-10 saat fabrikalarda ter döken insanlar var… sadece mühür basmıyorlar... ter döküyorlar...
Bu millet geçmişte tapu tahsis belgesi adı altında bir belgeye sahip olabilmek için yüzlerce komisyoncuyu zengin etti… Ve o alınan tapu tahsis belgelerinin kimseye bir faydası olmadı…
Yıllar sonra belediyeler yine yerel bir planlama yaparak milletin tapulu yeriyle oynadı… Ahmetin evi Mehmette, Mehmedin evi Ahmette çıktı. Birçok kişinin tapu tahsis belgesi olduğu halde, “belediye imar hudutlarımız içerisinde sizin ev gözükmüyor” dendi. Gelin bence insaf edin… Muhtarları fazla dert etmeyin…. Burada bir kamu yararı söz konusu…

27 Mayıs 2008 Salı

farklı bakış..

bugüne kadar mcsblog'da yazıyordum ancak özgürlük farklı birşey. blog küre geniş bir dünya. bu dünyada ben de olmak istedim. bundan böyle yazılarımla, yorumlarımla sizlerle birlikte olacağım.
sevgi ve saygılarımla.